Mustafa AKKUL (Küçük Mustafa) 

Torunu Burak AKKUL'un anlatımıyla...

Küçük mustaf.001.png

Mustafa Akkul, nam-ı diğer "Küçük Mustafa", Kırklareli'de "esnaf" deyince ilk akla gelen isimlerden... Mustafa Akkul Drama'nın Libotun Köyü'nde doğdu. Yunanistan-Türkiye arasındaki mübadelede, 1923'ten sonraki bir iki yıl içerisinde, Selanik yöresinden Kırklareli merkeze gelip yerleşenler arasındaydı... Yine aynı kapsamda kendisine verilen toprağı ekip biçmiş, üzerinde hayvanlarını yetiştirmişti. Söylenen o ki, komşu topraklardan bakımsız olanlara, sahip çıkılmayanlara da sahip çıkmış; temzlemiş, bakmış, ilgilenmişti... Şehrin Cumhuriyet dönemindeki ilk sosyal gruplarında, kılığı kıyafetiyle ve çalışkanlığıyla adından söz ettirmişti Mustafa Akkul. Kısa boyundan dolayı da Küçük Mustafa denmişti Mustafa Akkul'a... 

Zamanla sütten peynir yapmayı, etten köfte yapmayı kendine meslek edinmişti. İlk satış arabasını ünlü kapalı çarşımız Arasta'nın önünde, dostu (ikinci kuşaktan akrabası) İbrahim Kayacan'la işletmeye başlamıştı. 5-6 yıl kadar bu seyyar köftecide satış yaptığı biliniyor... Daha sonra, şehirdeki 15.yılına denk gelen 1939'da, Şevket Dingiloğlu Parkı'nın karşısındaki o bilindik dükkanını almış Küçük Mustafa. Ön tarafa bir bakkal, arkasına da köftecisini kurmuş. Küçük Mustafa ismini verdiği köftecisini uzun yıllar; İbrahim Bey, onun oğlu Necdet Kayacan ve onun da oğlu Cüneydi Kayacan ile işletmiş. Küçük Mustafa hep çalışmış. Şehrin en erken kalkan esnafı olmuş hep... Bulduğu bayat ekmekleri, atık poğaçaları toplayıp hayvanlara yem yapmasıyla bilinmiş. Benim, torunu Burak Akkul'un bizzat şahit olup bildiği şudur ki; bir gece önceden eve gitmerden, komşuları Koza ve Cennet Pastahanelerine tembihini yapar "satılmayan nevaleyi atmayın, benim kapıya bırakın, hayvanlara giden adama vereyim onları götürsün" derdi... Yani rivayetlerdeki gibi bahçesinde altın falan bulup da varlığını yapmamış Küçük Mustafa. Malın, nimetin, kıymet bileniymiş sadece... Cimrilik, deseniz değil, paranın hesabını da bilmezdi. Sadece "var olanın" kıymetini bilirdi işte. Zira biz küçük torunlar her dükkana uğradığımızda "yemeklik paracığınız var mı beya" diye sorar, yok dersek "açın çekmeceyi alın orda var bişeyler" derdi. Onun için "hayatı idame ettirecek kağıt parçalarıydı" para... Bu arada, şöhretinin bir kısmını "aksiliği" ile yapmış olsa da, sanırım çağın "ciddiyet çıtasına" ayak uyduramamasıydı bu... Yoksa bir yönü de çok şakacıydı Küçük Mustafa'nın... Bakkal dükkanından kuru yemiş alanlara, yemişleri içine koyduğu kese kağıdı verirken "ah düştü" taklidi yapıp müşteriyi korkutması, şehirde efsane olmuştu mesela.

Küçük Mustafa'nın oğlu Aydın Akkul - Kırklareli'nin Aydın Ağabeyi- Küçük Mustafa'nın hep en yakın yardımcısı olmuştu... Ama torunları Alp ve Burak, malumunuz ticareti tercih etmemiş, hayatlarına İstanbul'da- biri mimar biri medya mensubu olarak- devam etmişti... Etmiştik yani:) Ama tutumlu olmak, nimetin kıymetini bilmek; ondan bize kalanlar oldu neyse ki... Bir gün, ilkokula giderken Tevfik Fikrete (sene 1979 falan)  okulun bahçe duvar dibindeki çöp tenekesinin önünden kuru ekmekleri alıp dedeme götürmek için çantama attığımı hatırlarım da... arkamdan gelen haddini bilmez bir büyüğümün "bak bak dedesi gibi çöp karıştırıyor" demesini duymuştu ki; bunun travmasını hala atlatamadığım aşikardır. Travma, derken, beni çöp karıştırıcısı olarak görmesinin travması değil tabii; hayatta böyle önyargılı had hudut bilmez insanlarla yaşıyor olmamızı fark etme travması bu.

 

Küçük Mustafa 15 Temmuz 1999'da aramızdan ayrıldı. Adıyla anılan Trakya'nın en ünlü köftecilerinden Küçük Mustafa köftecisi; torunlarının gönüllü izniyle, iş insanı Ergin Kalınoğlu'nun onlardan aldığı binada, yine Kalınoğlu sahipliğinde yürütülmektedir. Ustalarının bir kısmı köftecinin çok eski çalışanları olduğu için, köftenin tarihi tadının çok değiştiği söylenemez... Kırklareli'nin en eski ve en bilindik esnaflarından Küçük Mustafa'nın hayatı genel hatlarıyla böyleydi. Balkanlar'dan göçme, Yayla Mahallesi Laleli sokağın sarı aşı boyalı Rum evinde büyüme bu "kendi küçük, gönlü büyük" insan, bu güzel eserde de bulunsun, çalışkanlığı ve azmiyle gençlere örnek olsun,istedim.... 

 

Sevgilerimle...

Torunu BURAK AKKUL

Küçük mustaf.002.png